12 Ekim 2024 Cumartesi

katharine hepburn brownies

 Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk

Hiçbir yere gitmiyor.

                                            Edip Cansever





çikolata da öyle. katharine de. evde ceviziniz ve kakaonuz varsa, hiç durmayın bu brownieleri yapın derim. katharine tarifi nereden almış bilinmiyor, ama rahmetliye göre en iyi brownie tarifi bu. sırrı ise ununun az olması. malzemesi az. yapılışı kolay. fırını 175 dereceye ayarladım. pişirme kağıdını biraz tereyağladım ve küçük, kare cam pişirme kabına yerleştirdim. kakao ve tereyağını hızla karıştırarak erittim, cam bir kaseye aldım ve soğumaya bıraktım. ayrı bir kasede unu, şekeri, cevizi ve tuzu karıştırdım. 

  
soğumuş kakao ve tereyağına yumurta ve vanilya özütünü ekledim ve karıştırdım. 
sonra da kuruları yaşlara. 
  

hamuru pişirme kabına aldım ve önceden 175 derecede ısıtılmış fırında 30 dakika 
pişirdim. tarif 30-35 dakika diyor. 30 dakikada yanlar pişti ama ortası hafif yumuşak kaldı. bu olması gereken kıvam. biraz soğuyunca kağıtla birlikte çıkardım ve daha da soğusun diye cam kenarına koydum. yine tutamadım kendimi ve ılıkken bir parça kestim. 😋

    

aynı gün bitmezse, buzdolabında saklayabilirsiniz. soğukken de pek lezzetli. 
afiyet bal şeker olsun. 

malzemeler: 

-yarım kap kakao
-8 yemek kaşığı tereyağı
-1 kap şeker
-2 yumurta
-1/4 kap un
-1 kap büyük parçalara doğranmış ceviz
-bir çimdik tuz
-1tatlı kaşığı vanilya özütü











 tarif the new york times'dan. 



7 Ekim 2024 Pazartesi

kabaklı kek

Mırıldandığın her şeysin, sesinden öpüyorum                                                                                                 sessizliğine de eğiliyorum fakat neredesin”                                        

                                                            Haydar Ergülen                                                                                                              kabak tam böyle bir meyve. evet meyve. afili ismi de  cucurbita pepo. 7000 yıl önce meksika'dan evcilleştirildiği düşünülüyor. mırıl mırıl her şeye yakışıyor. bildiğim kadarıyla bizim mutfağımızda kabağı böyle pişirmiyoruz. ya da ben bilmiyorum.  tarifin bir yerini okumayıp malzemeleri kafama göre karıştırdım, ve aynı anda da fotoğrafladım. sonuçta bir değişiklik olmadı ama size kitaptaki gibi aktaracağım. diyeceğim o ki fotoğraflar benim aceleciğimin yalancıları. 

kek kalıbını güzelce zeytinyağıyla yağladım. ağır bir zeytinyağı olmaması iyi olur ama yağın tadının baskın olması sizi rahatsız etmeyecekse, o da olur. fırını 180 dereceye ayarladım.  fotoğrafta iki kabak var ama bunların biri yetti bile. kabaklardan birini tam bir kap gelecek kadar rendeledim. aynı kaba portakalların kabuklarını da bir yemek kaşığı gelecek şekilde rendeledim.  iki kap unu, bir kap şekeri, bir buçuk tatlı kaşığı kabartma tozunu, yarım tatlı kaşığı karbonatı, bir tatlı kaşığı tuzu ve yarım kap doğramış cevizleri başka bir kasede karıştırdım. tarif, iki yumurta, süt ya da taze sıkılmış portakal suyu ve zeytinyağını bir kasede karıştırın diyor. işte okumadığım kısım buydu ve ben yumurtaları, sütü ve zeytinyağını kabak ve portakal rendesine doğrudan kattım. 

       

sonra da bu karışımı katı malzemelere ekledim ve bu sefer 50 dakikada değil 45 dakikada pişti kek. 10 dakika kalıpta azıcık soğumasını bekleyip çıkardım ve mırıldanarak yedim. afiyet bal şeker olsun. 💫


                                                          
                                                                                                                                                               

 
  

        malzemeler:

           -2 kap un

           -1 kap şeker

           -1 + 1/2 tatlı kaşığı kabartma tozu

           -1/2 tatlı kaşığı karbonat

           -1 tatlı kaşığı tuz

           -1 yemek kaşığı rendelenmiş portakal kabuğu

           -3/4 kap süt ya da taze sıkılmış portakal suyu

                                                              -2 yumurta

                                                              -1 kap rendelenmiş kabak

                                                              -1/2 kap gelişigüzel doğranmış ceviz





           

4 Ekim 2024 Cuma

limonlu haşhaşlı kek



kalabalığın uzun sürmüş sözüne 
mine çiçeklerinden bir merhem edindim.
limonların denize gamze açtığı 
bir sokağı dünyaya ekleyip duruyorum
ay masalı, kum masalı, nar masalı
yalnızlığı seviyorum sessizce.
                                                şükrü erbaş

şükrü bey, limonların denize gamze açtığı bir sokağı dünyaya eklerken, biz de gelin haşhaşla limonu bol tereyağıyla tanıştırıp, kaynaştıralım ve ev buram buram limon koksun. 

ikisi hakkında biraz okuyunca bakın karşıma neler çıktı: limon milattan sonra 1'inci yüzyıla kadar gitse de, akdeniz ve avrupa'da popüler hale gelmesi asıl 11 ila 16'ıncı yüzyıllar arasında olmuş. haşhaş ise çok daha eski. toprak mahsülleri ofisinin websitesi, haşhaşın, milattan önce 3000 yıllarında sümerlerin kullandıkları dilde afyona ait bazı kelimelere ve asurlara ait bazı kabartmalarda haşhaş resimlerine rastlandığını söylüyor. 

o zaman fırını 180 dereceye ayarlayalım. kek kalıbını bolca tereyağlayalım. sekiz yemek kaşığı tereyağını eritelim ve soğumaya bırakalım. büyükçe bir kaseye iki kap un, bir kap şeker, yarım çay kaşığı tuz, iki çay kaşığı kabartma tozunu koyup karıştıralım. yaklaşık iki orta boy limonun kabuklarını ince ince rendeleyelim. tarif bir buçuk yemek kaşığı limon kabuğu rendesi istiyor. çeyrek kap haşhaş tohumunu ve rendelenmiş limon kabuklarını unlu karışıma katıp güzelce karıştıralım. başka bir kasede de yarım kap limon suyuyla erittiğimiz sekiz yemek kaşığı tereyağını, yarım kap süt ve iki yumurtayı bir güzel çırpalım.






sıvı karışıma bir tatlı kaşığı vanilya özütü, vanilya özütü yoksa da bir tatlı kaşığı toz vanilyayı ekleyelim ve sıvıları, haşhaşlı limon kabuklu kurulara katıp birbirlerine yedirelim. topaklar olsa da dert etmeyin. mark (yine) aman fazla karıştırmayın diyor. bolca tereyağlanmış kek kalıbına alıp 50 dakika pişirelim. 















sizin fırınınız ve kek kalıbınız farklı olabilir, bıçağı bir sokup çıkarın derim. bu sefer kek kalıbında soğumasını  bekleyebildim ve sonuç pek lezzetliydi. kek çok şekerli değil. daha bir tatlı yapmak isterseniz, aşağıda malzemeler kısmında vereceklerimi karıştırıp üstüne limon sosu da dökebilirsiniz. burada önemli olan sosu dökerken kekin tamamen soğumuş olması. 

afiyet bal şeker olsun. 🍋

     



kek için malzemeler:
-8 yemek kaşığı eritilmiş ve soğumaya bırakılmış tereyağı
-2 kap un
-1 kap şeker
-1/2 çay kaşığı tuz
-2 çay kaşığı kabartma tozu
-1 + 1/2 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi
-1/4 kap haşhaş tohumu
-1/2 kap limon suyu
-1/2 kap süt
-2 yumurta
-1 tatlı kaşığı vanilya özütü

sos için malzemeler:
-1 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi
-1/4 kap limon suyu
-1/2 çay kaşığı vanilya özütü ya da vanilya tozu
-3 kap pudra şekeri





3 Ekim 2024 Perşembe

taze meyveli cevizli kek



Bir tek kalbin kırılmasını önleyebilirsem,
Boşuna yaşamış olmayacağım.
Bir yaşamdan acıyı alabilirsem, ya da bir acıyı hafifletebilirsem,
Ya da bir ardıç kuşunu yeniden yuvasına koyabilirsem,
Boşuna yaşamış olmayacağım. 
                               
                                                    Emily Dickinson








abu dhabi'den istanbul'a döneli çok oldu. buraya uğramayalı ondan da çok. şiir okumaya da, yemek yapmaya da devam.  bu sefer istanbul'daki mutfağımda, 2016 yılı aralık ayında elime geçen bir kitabın tariflerini deneyeceğim. kitabın adı how to bake everything, yazarı da mark bittman. fırın bu sonbahar ve kış çok çalışacağa benziyor. 😊



kek mürdüm erikli. ama mark, mevsime göre vişne, kiraz, elma, şeftali de olur diyor.  fırını 180 dereceye ayarladım ve uzun kek kalıbını bolca tereyağladım. eriklerin çekirdeklerini çıkardım ve bir kap gelişigüzel doğradım, kenara koydum. yine yarım kap cevizi bıçakla kestim ve onu da minik bir tabağa aldım. büyükçe bir kasede iki kap unu, bir kap şekeri, bir buçuk tatlı kaşığı kabartma tozunu, yarım tatlı kaşığı karbonatı ve bir tatlı kaşığı tuzu karıştırdım. buzdolabından yeni çıkmış dört yemek kaşığı tereyağını bu karışıma ekledim. ilk önce çatalla yedireyim dedim ama olmayınca iş parmaklara düştü. 

   

 
ayrı bir kasede bir büyük portakalın kabuğunu rendeledim. buna 1 yumurta ve 3/4 kap süt (tarif sütün yerine portakal ya da elma suyu da olur diyor) ekledim. bu karışımı da unlu kaseye döktüm. mark, asla sıvı ve katıları fazla karıştırmayın diyor. arada parçacıklar kalsa da zararı yok. en sonunda meyveler ve cevizleri de kattım ve hamuru bolca yağlanmış kek kalıbına aktardım. 


       


benimki önceden ısıtılmış 190 derece fırında 50 dakika pişti. ama siz yine de bir çıkarıp bakın derim, belki biraz daha sürebilir sizinkinin pişmesi. kendimi tutamadım. tarifte önerildiği gibi ne kalıpta 15 dakika tutabildim, ne de soğumasını bekleyebildim. elim ve dilim yana yana yedim. tadı harikaydı. 

çok bulaşık çıktı mı? karar sizin. 

afiyet bal şeker olsun.  💛


malzemeleri bir de burada yazayım: 
-4 yemek kaşığı soğuk tereyağı
-2 kap un
-1 kap şeker
-1 1/2 çay kaşığı kabartma tozu
-1/2 çay kaşığı karbonat
-1 çay kaşığı tuz
-3/4 kap süt (portakal veya elma suyu da olabilir)
-1 yumurta
-1 kap doğranmış taze meyve
-1/2 kap ceviz ya da badem



2 Mart 2019 Cumartesi

elmalı pay

herkes seni sen zanneder.
senin sen olmadığını bile bilmeden,
sen bile...
seni ben geçerken,
derim ki,
saati sorduklarında;
onu "o" geçiyodur.
kimse anlam veremez.
tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
ettirmek istiyor musun demezler.

bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.

zamanı durdurdum yüreğimde, sensiz geçtiği için,
akrep yelkovana küskündür.
şu bozuk saat çalışsa benim için bir ölümdür.
bil ki akrep yelkovanı geçerse, 
atan bu yüreğim durur.
bırak bozuk kalsın, hiç değilse;

bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.

                                                                                                                   turgut uyar

akşam güneş batmadan, camın kenarında çayla ve muhakkak tomris uyar'la elmalı pay yenmeli. pay ılık olmalı. hava da puslu. bir de camın tam karşısında yaprakları düşmüş kocaman bir ağaç ve dallarına konmuş ebabiller ki ne ağaçlara ne de dallarına konarlar. 

buzluğa 16 yemek kaşığı tereyağını atın. onlar taşşşş gibi olurken 2 tam ve 1/4 kap unu, 1 tatlı kaşığı tuzu, 2 tatlı kaşığı şekeri robota koyun. soğumuş tereyağı bunlara ekleyin ve çekin.
  
sonra 5-6 yemek kaşığı buzzzzz gibi suyu bu tuzla buz olmuş tereyağ-un karışımına dökün ve yine robotu çalıştırın. hemen aşağıdaki gibi topak topak olacak hamur. robottan çıkarıp hafif unlanmış bir zemine alın. eğer hamur yumuşamışsa, buzluğa atın, yok değilse çalışmaya devam. bu hamuru iki eşit parçaya bölün ve birini streç filme sarıp buzluğa atın. 

diğerini hızla açın. baktınız yumuşamaya başladı, hemen yine buzluğa. açtıktan sonra da hemen cam pay kalıbına. bir çatal alın ve hamurun zeminini çatalın uçlarıyla delin. delik deşik olmasın ama az da olmasın. sonra bu da buzluğa. 
        
buzlukta hamurlar soğurken 5-6 adet elmayı dilimleyin. elmalar birbirinden farklı olabilir. ekşi, tatlı. hatta karışık daha bile güzel olur. hatta biri armut bile olabilir.
sonra bu elmalara 1/4 kap beyaz şeker, 1/4 kap kahverengi şeker, 1/2 tatlı kaşığı tarçın, 1/8 çay kaşığı rendelenmiş muskat, 1 tam 1/2 yemek kaşığı mısır nişastası, bir çimdik tuz, 2 tatlı kaşığı rendelenmiş limon kabuğuyla 1 yemek kaşığı limon suyu ekleyin. güzelce bir karıştırın veeeee
     
buzluktan cam pay kalıbında hazırladığınız hamuru çıkarın. elmaları koyun ve bir de üstüne iki yemek kaşığı tereyağı ekleyin. hadi canım daha neler demeyin. ve yine hemen buzluğa. şimdi sıra streç filme sarıp sarmaladığınız hamurda. bunu da yine unlu zeminde açın ve kaseyi buzluktan çıkarıp payı ikinci açtığınız hamurla kapatın. kenarlarda hiç boşluk kalmasın, olur mu? hatta azıcık çatalla süsleyebilirsiniz de.
      
sonra üstünü soğuk sütle fırçalayın ve bıçakla beş altı tane delik açın. delik de değil aslında, minik minik kesikler. 
    
ve yeniden buzluğa. soğudukça daha çıtır pişiyor pay. tereyağı ne kadar soğuk olursa daha bir lezzetli oluyor. hamuru robotta çekerken kullandığınız su da öyle. buzzzzzz gibi olacak. 
buzlukta 20-30 dakika beklerken fırını 180 dereceye ayarlayın ve en az 50 dakika pişirin. en az. ılıkken yenmeli. vanilyalı dondurma cok yakışıyor yanına. bir de ertesi gün sabah erkenden, sade kahvenin yanında buzdolabından çıkmış haliyle de. ertesi güne kalmaz ya neyse.
      
afiyet bal şeker olsun. elmalı pay tadında çıtır çıtır, emek dolu bir gün olsun. 

tarif mark bittman'ın how to cook everything kitabından.